daha da sonraları sevimlinin de sevimlisi rüyalarım oldu. “sevimli” neydi? yada sevimsiz?
şimdi mi? rüya görmüyorum. ama ne yalan söyleyim, rüyalarımdan çok uykularımı özlüyorum..
ne denir, bilirsiniz işte.. uzun zaman boş kalan insanlar kendilerinemutlak bir meşgale arar..
Pek hesaplı ince iş..
nefes almaktan çok, özgürlük çekesim var ciğerlerime..“gitmeler,
bir tek bizi eksiltir ve inancı..”
bir vakitler siyahtı mürekkebim.. kalemimle döverdim; hak yiyeni, aç gözlülük edeni, savaşa gideni, masumu üzeni ve de bozuk düzeni.. derken gel zaman git zaman “aşk” bulaştı kalemime, kırmızı karıştı boyama.. gözüm görmez oldu; yüreğimden gayrisinin de acıdığını..
sade “aşk” yazdım beyaz sayfalara..
sayfalarım kirlendi..
her kirlenen sayfamı buruşturup attım çöpe. “aşk” yazılı tek sayfam kalmadı. üzüldüm önce, sonra uzun bir vakit bıraktım kalemi yere..
.
.
sonra bileğimden bir damla “kırmızı” akıttım boş bir yaprak üstüne, “aşk bu!” dedim, çevirdim yaprağı..
-kırmızı mürekkep bitti!
.
.
şimdi yeniden siyahla, yeniden o eski sahnede..
&&&
kaçmaları da susmaları da attım bir kenara..
susmalar, bir tek beni eksiltir..
- aşk mı?
- !?!
Aşk din kadar kutsaldı benim için ve yandığında en sevdiğim tütsüyü andırırdı kokusu..
Şimdi, sana sarıldığından mıdır, yoksa kokusu üstüme sindiğinden midir bilmem: kutsallığını kaybetti.